İçeriğe geç
Reklamlar

Kuran’ı Kerim’de Ceza Hukuku

kuranda ceza hukuku
Kuranda ceza hukuku

Kuran’da Hukuk Kuralları ve Cezalar

İslam hukuku başlığı altında geçmişten günümüze yapılmış çok sayıda içtihat bulunmaktadır. Toplum tarafından şeriat cezaları olarak bilinen yasaların büyük kısmı aslında Kuran kaynaklı değildir, geleneksel kültürden gelmektedir. Örneğin zina yapanın taşlayarak öldürüldüğü Recmedilmek olarak bilenen ceza, esirlerin öldürülmesi veya köleleştirilmesi gibi cezalar Kuranda yoktur. Özellikle zina günümüzde en fazla işlenen suçlarda liste başı olması sebebiyle çok fazla gündeme gelmektedir. Zina suçuyla ile ilgili ayrıntılı analiz için Nisa 15-16. ayetlerde hangi suçun cezası verilmektedir? makalemizi okuyunuz. Bu başlıkta ayrıca eşcinsellik suçu ile zina suçunun cezasında arasında yaşanan karmaşaya da açıklık getirilmektedir.

       Herhangi bir ceza hukuku kitabını açtığımızda farklı oranlarda çok sayıda ceza olduğunu görürüz. Ama dikkat edilirse bu cezaların tamamı belli başlıklar altında toplanmaktadır. Mesela cinayet başlığı altında plan kurarak öldürmek, aile efradını öldürmek, canavarca hisle öldürmek, birden fazla kişiyi ile öldürmek vs. diye her birine farklı oranda ceza verilen çok sayıda başlık görülür. Birde iyi halden indirim, yaştan dolayı indirim gibi konularda vardır. Aslında hepsinde sonuç aynı, ortada katledilmiş bir can var.

Kuran’da ise cinayet suçlarında herhangi bir sebeple ceza arttırma veya azaltma yoktur. Haksız yere can alan (ölen kişinin ailesinin affetmesi haricinde) bunun bedelini kendi canıyla öder.(Bakara 178) Bu hem caydırıcı hemde suçun tam karşılığı olan adaletli bir cezadır.

Hırsızlık, dolandırıcılık, terörizm, darp, tecavüz vs. gibi suçlarda da ceza hukuku kitaplarındaki liste uzayıp gider.

Adına ”modern” denilen bu çok ayrıntılı ceza hukuku sebebiyle yüzlerce olaydan sabıkalı hırsızlar, 5-10 sene içinde sokağa salınmış katiller, bir kaç sene içinde iyi halden tahliye edilmiş gaspçılar, yaralama ve darp suçlarından basit para cezaları almış mafya bozuntuları ve kabadayılar gibi binlercesi sokaklarda rahatça gezmektedirler. Zaten hapse girdiklerinde de bizzat mağdurların ve dürüst vatandaşların vergileri ile rahat bir yaşam sürmektedirler. Hele birde arada bir uygulanan ”Af” gibi bir akıl tutulması var ki kelimeler yetersiz kalıyor.

”Modern” ceza hukuku her zaman suçlu lehine çalışır. Bu hukuk sisteminin öyle saçma bir çalışma mantığı vardır ki adeta mağdurlar nasıl daha fazla mağdur edilir diye çaba harcanmaktadır.

Ceza hukuku kitaplarında binlerce madde sıralanmaktadır. Bunlara bakınca sanki çok fazla suç çeşidi varmış gibi düşünebilirsiniz ama gerçekte bir insanın işleyebileceği suç sayısı çok azdır. Binlerce sayfa ceza maddesinin tamamı aslında belli bir kaç başlığın altında toplanmaktadır.

Bir insana yada topluma karşı en fazla kaç çeşit suç işlenebilir?

1- Cinayet
2- Terörizm
3- Darp, yaralama
4- Tecavüz
5- Hırsızlık – Dolandırıcılık
6- Gasp
7- Rüşvet- Yolsuzluk
8- Zina-Fuhuş
9- Çete, mafya, eşkıyalık

Peki neden ceza hukuku kitaplarında binlerce çeşit ceza var?

Modern ceza hukukun en büyük çıkmazlarından birisi fiziki cezalardan kaçınmasıdır. Bütün suç çeşitlerine karşı uygulanan tek ceza çeşidi hapis veya onun paraya çevirilmiş halidir. Ceza hukuku kitaplarında binlerce başlık ve madde sayılmakta ama yapılan sadece hapis cezasının miktarını arttırıp azaltmak veya paraya çevirmekten ibarettir.
Bu sistemin uzun vadede caydırıcılığı ve sürdürülebilirliği yoktur. Caydırıcı olmayan her ceza, daha fazla suç doğurmaktadır. Günümüzde gelinen nokta ortada bu durumdan toplumun her kesimi şikayetçi.

Binlerce sayfalık ceza hukuku kitaplarının çözemediği sorunu Allah’ın kitabı Kuran sadece tek sayfalık kanunlarla çözmektedir.

1- Cinayet:

Bakara 178: ”Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.”

Bakara 179: ”Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki takva sahibi olursunuz.”

Ayette geçen ”Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir.” ifadesi bazı toplumların ”bizim kölemiz onların hür olanına veya bizim kadınımız onların erkeklerine denktir, bizden bir kişi onlardan iki kişi eder” gibi iddialarda bulunması sebebiyledir. Suçun cezası yalnızca failine uygulanır. Örneğin bir köle hür birini öldürmüşse karşı taraf o köleden başkası için kısas isteyemez yani bizden hür öldü sizdende hür ölecek diyemez. Kuranda suçun şahsiliği ilkesi esastır.

2- Terörizm: Terör suçları Kuran tabiriyle ”Yeryüzünde fesat çıkarma” kapsamındadır. Sadece bireyleri değil toplumun genelini rahatsız eden, infial uyandıran, toplum düzenini tehdit eden her türlü suç bu kapsamdadır. Kuran’da bu tarz suçlar için 4 seçenekli bir ceza sistemi vardır. Bu cezaların hangilerinin uygulanacağı toplum yöneticilerinin insiyatifine bırakılmıştır:

Maide 33: ”Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkaranların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yada o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara azim bir azap vardır.”

1-İdam
2-Teşhir için asılma
3-Kol ve bacakların çapraz kesilmesi
4-Sürgün

Maide 33. ayet hükmünün ayrıntılı şekilde anlatıldığı Kuran’da tecavüzün ve eşcinsellik suçlarının cezası nedir? makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

3- Darp/Yaralama: Bu suçların cezalandırılmasında kısas hükmü uygulanır:

Maide 45: ”Biz onda, onların üzerine yazdık: Can’a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa, o kendisi için keffarettir. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalimlerdir.”

4- Tecavüz: Bu suç toplumun genelinde infial uyandırması sebebiyle ”Yeryüzünde fesat çıkarmak” kapsamındadır. Bu sebeble Maide 33’te geçen 4 ceza hükmünden biri uygulanır:

Maide 33: ”Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkaranların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yada o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara azim bir azap vardır.”

5- Hırsızlık – Dolandırıcılık: Hırsızlığın cezası bilindiği gibi el kesmedir ama bu suçu işleyene bir defaya mahsus tevbe hakkı verilmektedir. (Bknz. Kuran’da Hırsızlık Yapanın Cezası )

Maide 38: ”Allah’tan caydırıcı bir ceza ve kazandıklarının karşılığı olarak hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerini kesin. Allah Azîz’dir, Hakîm‘dir.”

Hırsızlık yapanın elinin kesileceği ayette açıkça belirtiliyor ama bir tevbe hakkı bulunduğu bir sonraki ayette açıklanıyor:

Maide 39: ”Fakat kim, yaptığı zulümden sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, muhakkak ki Allah onun tövbesini kabul eder. Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.”

Dolandırıcılık ise etkilediği kişi sayısınca değerlendirilir. Az sayıda kişiyi etkileyen dolandırıcılık olayları hırsızlık kapsamında iken toplumun her kesiminden insanların etkilendiği büyük çaplı dolandırıcılık olayları ”Yeryüzünde fesat çıkarmak” kapsamındadır. Bu sebeble Maide 33’te geçen 4 ceza hükmünden biri uygulanır.

6- Gasp: En ağır suç çeşitlerinden biridir. Zor kullanarak insanların para ve mallarını almak suretiyle toplum içinde büyük huzursuzluğa yol açar. Gasp suçu bu sebeple Maide 33 kapsamındadır.

1-İdam
2-Teşhir için asılma
3-Kol ve bacakların çapraz kesilmesi
4-Sürgün

7- Rüşvet – Yolsuzluk: Bu suçların cezasında aynen dolandırıcılık gibi bireysel-toplumsal ayırımı vardır. Bireysel rüşvet ve yolsuzluk olayları hırsızlık kapsamında değerlendirilir. Siyasetçi, işadamı, yüksek mevkilerde kamu görevlileri, hakim, savcı gibi mevkilerde bulanan kişilerin rüşvet ve yolsuzluk olaylarına karışmaları toplumun genelini etkilemesi sebebiyle Maide 33 kapsamına girer. Rüşvet ve yolsuzluk toplumu derinden sarsan, travma yaratan suçlardır. Özellikle kamusal alanda ve toplum ahlakında büyük bir çöküntüye sebep olur. Rüşvet ve yolsuzluk tartışmasız şekilde yeryüzünde fesat çıkarma kapsamındadır. Bazı bireysel durumlar haricinde büyük oranda Maide 33 kapsamında değerlendirilir.

8- Zina-Fuhuş: Bu suçların cezası konusunda gelenekselci anlayış tamamen Kuran’a aykırıdır. Geleneksel anlayışa göre zina-fuhuş suçlarında evli-bekar ayrımı yapılmakta, bekarlara 100 sopa cezası verilmesi, evlilere Kuran’da yer almayan Recm cezası uygulanması gerektiğini söylerler.
Halbuki Kuran’da evli-bekar ayrımı yapılmaz ve Recm cezasıda yoktur. Kuran’da zina-fuhuş suçu 4 şahit tarafından doğrulanması durumunda 100 sopa vurulması şeklinde uygulanmaktadır. Ayrıca bu cezanın uygulanması sırasında Müslümanlardan bir topluluğunda şahitlik etmesi emredilmektedir. Yani tek ceza 100 sopa değil belki de ondan daha ağır olan teşhir edilmek var.

Nur 2: ”Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer sopa (celde) vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah’ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü’minlerden bir grup da şahit bulunsun.”

9- Çete, mafya, eşkıyalık: Bunlar hem bireysel hemde toplumsal manada en ağır suç çeşitlerindendir. Devletin otoritesini sarsan hatta devletin yerine kendini koyan bu organize yapılar vatandaşın huzurunu bozmakta, devlete ve adalet sistemine olan güveni ağır şekilde zedelemektedir. Bu suçlarda Maide 33 kapsamındadır.

Maide 33: ”Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkaranların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yada o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara azim bir azap vardır.”

Tablo ortada, sizce binlerce sayfalık ”modern” hukuk kitaplarımı daha işlevsel yoksa bütün suç çeşitlerini sadece bir kaç kanunla cezalandıran Kuran hükümleri mi?
Bu cezaları ağır bularak insan hakları çığırtkanlığı yapanlar bu suçlar kendilerine karşı işlendiğinde hiçte insancıl olmuyorlar. Acaba bu sivrizekalardan hangisi çocuğu, kardeşi, babası vs. gibi sevdiği insanlar katledilse, katillerin refah içinde belli bir süre cezaevinde yaşayıp sonrada salınmasını kabul eder?

Adına ”modern” denilen hukuk sistemi ile ancak binlerce suçlunun, bizzat mağdurların ve dürüst vatandaşların vergileriyle refah içinde yaşadığı cezaevleri, güvensiz bir adalet anlayışı ve yıldan yıla katlanan suç oranları yaratırsınız. Örneği açıkça ortada, güncel hayata bakmanız yeterli.

Allah en güzel hükümleri bize lütfetmiş ama biz lafta Müslüman geçinip iş uygulamaya gelince ateist gibi davranıyoruz.

Maide 49: ”Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiği şeylerin bir kısmından seni fitneye düşürmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu fâsıklardır.”

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Reklamlar

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: