Nurculuk Nedir? Fetö-Nurculuk ilişkisi

0x0-22

       Türkiye’de yaşanan darbe girişimi sonrası hepsi benzer yapı ve ideolojiye sahip olan Tarikat ve Cemaatler daha fazla sorgulanır hale geldi. Darbe girişimini düzenleyen Feto terör örgütünün Nurculuk tabir edilen cemaatle yakın bağlarının olması dikkatleri bu oluşum ve öğretisi üzerine çekmiştir.

    Nurculuğun kökeni diğer Tarikat ve Cemaatlerde olduğu gibi Nakşiliğe dayanmaktadır. Kurucusu 1960 yılında ölen Said Nursi’dir. Nurcuların hayatında Kuran çok küçük bir yer kaplarken Said Nursi’nin yazdığı garip hikayelerle dolu Risale isimli kitaplara neredeyse tüm zamanlarını ayırmaktadırlar.

         Said Nursi ile öğrencisi Fetullah Gülen arasında müthiş benzerlikler bulunmaktadır. İkiside hiç evlenmemiştir, hacca gitmemişlerdir, ikiside Hristiyanların Papası ile yakın ilişkiler kurmuşlardır. İkiside müritlerini uydurulmuş rüyalar, garip hikaye ve hurafelerle yönlendirmiştir. Bu hurafelere Said Nursi’nin Risale isimli kitaplar serisinde bol miktarda rastlamaktayız.

     Fetullah Gülen cemaati de özellikle gençlere yönelik eğitimlerinde Nurculuğun kurucusu Said Nursi’nin Risale denilen kitaplarını kullanmaktadır. Kaynakları aynı ama aralarında bu kitaplar sebebiyle bir ayrışma bulunmaktadır. Feto cemaati risaleleri sadeleştirmek istemiş fakat diğer nurcu grupları buna şiddetle karşı çıkmışlardır. Feto cemaatinin niyeti sadeleştirme ile bu kitapları kendi menfaatleri doğrultusunda daha geniş çevrelere yaymak, nurcuların karşı çıkmalarının sebebi ise risalelerde yer alan çok sayıda şirk unsurunun, mantık hatalarının, hurafelerin ve kullanılan bozuk dilin ortaya çıkma korkusudur. Kimilerince Osmanlıca denilen ama gerçekte saçma sapan hezeyanlarla dolu bu kitaplara ancak yazarına ithafen Saidçe diyebiliriz.

         Sorduğunuzda kendine Müslüman diyen bu kişiler ”Niye Kuran okumuyorsunuz” diye sorduğunuzda size risaleler için ”Bu Kuran tefsiri zaten” diye cevap verirler. Fakat gerçekte risale denen kitaplar için Kuran tefsiri iddiası büyük bir yalandır. Tefsir kılıfı ile kendilerine yöneltilen bu eleştiriden sıyrılmaya çalışırlar.

         Kuran’da besmeleler hariç 6236 ayet vardır, risale denilen kitaplarda sorduğunuzda kimi 300 en fazla diyende 600 ayet var der yani kaç ayet olduğu bile belirsizdir. En fazla söylenen rakamı esas alsak bile tefsir olduğu iddia edilen bu kitaplarda Kuran’ın %90 nın olmadığı ortaya çıkıyor. Kuran’nın %90’nın içinde olmadığı bir tefsir olur mu? Nurcularda buna da cevap hazır risalelerde ”sadece bu devrin iman hastalığına hitap eden ayetler” varmış. Bu devre hitap etmeyen ayetler hangileri peki? Hani Kuran her devrin kitabıydı? Kimin haddine Kuran’ı bölmek parçalamak? Kuran’da bu yapılanın büyük bir suç olduğu belirtilmektedir:

Hicr 91-92-93: ”Onlar ki, Kur’an’ı kısım kısım ayırdılar. Rabbine andolsun, onların hepsine yaptıklarını mutlaka soracağız.”

          Nurcular ve Feto cematlerinin kitabı Risalelerden küfür ve şirk örnekleri:
Her Müslümanın bildiği gibi son kitap Kuran-ı Kerim’dir. Fakat nurcuların üstad, alim vs. diye niteledikleri Said Nursi kitaplarının ALLAH tarafından kendisine yazdırıldığını açıkça söylemiştir.

Aşağıda yer alan örnekleri kitaplardan veya internette yer alan risale metinlerinden kontrol edebilirsiniz:

Bakın risaleler nereden gelmiş:

Şualar s. 601. “Resail-in Nur da aynı şekilde, ne doğunun kültüründen ve ilimlerinden nede batının felsefe ve fen bilimlerinden gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş (alıntılanmış) bir nurdur. Ama semavi olan Kur’an ın, doğu ve batı nın üzerinde olan Arş’ da ki yüksek yerinden alınmıştır.”

       Arş ne demektir bilginiz var mı? İfadeye göre Risaleler Kuran’ın geldiği yerden alınmışlar. Peki nasıl alındılar? Kim getirdi? Aynı yerden alındığına göre risaleleride vahiy meleği Cebrail mi getirdi? Bu durumda son kitap Kuran değil risale ve Kuranın geldiği yerden kitap aldığına göre Said Nursi’de Peygamber olmuyor mu? Şu iddia bile tek başına küfrün en büyüklerindendir. Nurcular Said Nursi’nin bu sözlerinden neden hiç rahatsız olmuyorlar? Bu Allah’a iftira değil mi?

Risalelerin ALLAH tarafından yazdırıldığı iddası: (Lemalar 18 –Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî, 167, Onsekizinci Lem’a)
“Bu gelen Mukaddime, lüzumundan fazla izah edilmekle beraber, bir derece uzun olması, ihtiyarsız (iradem dışında) olmuştur. Demek ki ihtiyaç var ki, öyle yazdırıldı. Olan Risale-i Nur un harika yüksekliklerini ve ilmi tahkikatını benim fikrim den zannedip dehşet almuşlar. Yazdığım vakit irade ve ihtiyarım ile olmadığını hissettiğimden, kendi fikrimle tanzim veya ıslah etmeyi muvafık görmedim.”

       Açık bir şekilde bu kitapların iradesi dışında, Allah tarafından yazdırıldığını söylüyor. En son cümlede söylenen, bu kitapları kendi fikirleri ile yazmadığı için, onları tanzim ve ıslah etme yetkisini kendisinde görmediğini belirtiyor. Bedeni ve iradesi bu kitapların yazımında devreden çıktığına göre iddiası açıkça bu kitapların vahiy olduğudur. Yani ben bir şey yazmadım böyle geldi diyor.

Risalelerde bazı bölümlerin üzerinde şöyle yazar:
(Şu fıkra (bölüm) Arabî geldiği için, Arabî yazıldı.)
(Yani bu münacat, kalbe Farisi olarak tahattur ettiğinden Farisi yazılmıştır.)

Bakın ne diyor said ‘kalbe geldi’ hem de farklı dillerde geliyor kalbine arapça,farsça,Türkçe. Said Nursi adeta google translate gibi.

Bunları sorduğunuzda nurcuların size yapacakları ilk savunma “onun kalbine ilham edildi, vahiy değil ilham” gibi sözler olacaktır. Hz.. Peygambere vahiy nasıl gelirdi? İşte

Kuran ayetlerinden örnekler:

Şuara(193-195) ”Apaçık Arap diliyle, uyaranlardan olman için onu Cebrail senin kalbine indirmiştir.”

Bakara 97: De ki: ”Kim Cibril’e düşman olursa, (bilsin ki) o bunu (Kur’an’ı) Allah’ın izniyle, daha önce gelmiş olanları doğrulayıcı, iman edenler için de bir hidayet rehberi ve müjde olarak senin kalbine indirdi.”

Said Nursi’nin iddiaları ile Vahiy arasında bir fark görebildiniz mi?

       İlham ALLAH’IN insanlara yaşattığı his, teşvik anlamındadır. İlham ile bilgi gelmez. Dikkat ederseniz hiç bir yerde said nursi ilham gibi bir kelime kullanmıyor yazdırıldı, alındı diyor, ilham diyerek konuyu çarpıtmaya çalışan lafa gelince Müslümanım diyen ama bu korkunç iddialardan hiç rahatsız olmayan nurculardır.

     Var mı said nursinin iddialarının vahiyden bir farkı? Hatta onun kalbine farklı dillerde bile geliyor peygambere bile gelenden üstün demeye getiriyor. Nurcular tarafından bu konuda büyük bir münafıklık yapılıyor. Aynı lafları başkası etse, bana Allah kitap yazdırdı, Kuran’ın geldiği yerden geldi dese onun için hiç de ilham muhabbeti falan yapmaz böyle saçma mazeretler uydurmazlar, hemen kafir ilan ederler ama üstatlarına gelince ya kör sağır kesiliyorlar yada laf cambazlığı ile durumu kurtarmaya çalışıyorlar.

Hz. Ali’ye sekine isimli bir kitabın Cebrail tarafından indirildiği iddiası:
Said Nursi özetle şöyle diyor:(Onsekizinci Lem’a) İstanbul 1995, s. 2079,
Hazret-i Cebrail, Sekine adıyla bir sayfada yazılı İsm-i Âzam’ı, Peygamberimizin yanında Hz Ali’nin (r.a.) kucağına düşürdü. Hz. Ali diyor ki: “Ben Cebrail’in şahsını yalnız gök kuşağı şeklinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum”

Said Nursi Hz. Ali’ye sekine isimli bir kitabın Cebrail tarafından indirildiğini söylüyor. Hz. Ali peygamber mi? ALLAH peygamberden başkasına kitap indirir mi?

İsm-i Âzamdan bahsederek bazı olayları anlattıktan sonra Sekine isimli bu kitabın içeriğiyle ilgili şöyle diyor:
“Dünyanın başından kıyamete kadar bütün ilimler ve önemli sırlar bize, tanıklık derecesinde açıldı. Kim ne isterse sorsun, sözümüzden şüpheye düşenler zelil olurlar”

Bu sekine öyle bir kitapmış ki dünyanın başından sonuna her şey yazıyormuş. Yani dolaylı olarak Kuran-Kerim’den bile üstün demeye getiriyor.

Nur cemaatleri ve Feto cemaati denilen terör örgütünün temelleri işte bu korkunç iddialarla dolu kitaplar üzerine kurulu.

Kimsenin etkisinde kalıpta yanlış yollara sapmayın süslü laflara kanmayın. İman konusu bu, şakaya gelmez ölçün tartın karar sizin. İslamın şartları, kuralları kaideleri belli niye alasınız ki böyle bir riski? Hiç bir şey bilmiyorsanız bile bir düşünün ALLAH size niye risale okumadınız diye mi soracak?

Bakara Suresi: 79 “Vay o kimselere ki, elleriyle Kitabı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!”

ALLAH yardımcınız olsun. Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s