Işıd Vahşetinin Kaynağı: Mezhepler

Işıd Vahşetinin Kaynağı: Mezhepler

Neredeyse her gün Işıd denilen barbar örgüt ile ilgili vahşet haberlerini izliyoruz. Herkes aynı şeyleri söylüyor ”Bunlar Müslüman olamaz, İslam ile alakaları yok, hepsi sapık bunların, İsrailin, Amerikanın adamı bunlar vs.”

Bu söylenenlerin tamamına katılmamak mümkün değil ama acaba bunları söyleyenler Işıd’ın uyguladığı vahşetin kaynağı nedir diye hiç araştırdılar mı? Sizce bunları Işıd kendisi mi uydurdu? Acaba bu vahşet karşısında öfkelenen insanlar mezhep adı altında yaşadıkları dinin Işıd vahşetini onayladığını, çok güvendikleri Diyanet isimli kurumun ve her gün televizyonlarda izledikleri kendilerini hüzünlü hikayelerle ağlatan hocalarının bu gerçekleri gizlediklerini biliyorlar mı ?

Şimdi mezhep dini fetva ve yorumları ile Kuran ayetlerini karşılaştırarak Işıd’ın yaptıklarının kaynağı nedir ona bakalım:

1- Işıdın en bilinen vahşeti olan esirleri öldürmek:

Mezhep dini yorumu: Mezhep kaynaklarında aynen böyle geçer ”Dört mezhebe göre devlet başkanı gerekli gördüğü takdirde muharip erkek esirlerin öldürülmesi yönünde karar verebilir.” Diyanet tefsirlerinde bile bunu aynen görürsünüz. Bu durumda kendisini Irak-Şam İslam devleti olarak adlandıran Işıd’ın esirleri hangi gerekçeye dayanarak öldürdüğü ortaya çıkmış oluyor. Yanlış anlama olmasın bu dört mezhep bizzat bu ülkede yaşanan Hanefi, Şafi, Hanbeli, Maliki mezhepleridir. Mezheplerin Işıd’ı bu konuda eleştirebileceği tek konu öldürme şekilleri olabilir.

Kuran hükmü: Muhammed suresi 4. ayette esirler fidye karşılığı yada karşılıksız salınır emredilmektedir. Kuran’da esirlerin öldürülmesi ile ilgili hiç bir hüküm bulunmamaktadır. Öldürme ayetten de anlaşılacağı gibi sadece savaş alanında geçerli:

Muhammed 4: ”(Savaşta) Kafirlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin öyle ki harp ağırlıklarını bıraksın. Eğer Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.”

Ayette bu kadar açık ifade olmasına rağmen mezhepler devlet başkanının emrini Allah’ın emrinden üstün tutuyorlar.

2- Işıdın esir pazarı kurarak köle ve cariye satışı yapması ve onları kullanması:

Mezhep dini yorumu: Köle ve cariye mezheplerin üzerinde en fazla oynama yaptığı , türlü dolaplar çevirdiği bir konudur. Dört mezhepte de köle ve özellikle de cariye edinilmesi ittifakla caiz olarak görülmektedir. Cariye ile nikahsız ilişki yani ondan faydalanmak hatta onların satışı bile helal kabul edilmektedir. Maalesef Kuran hükümleri görmezden gelinerek bu tarih boyunca uygulanmıştır. Işıdın köle ve cariye konusunda yaptıkları mezhep yorumları ile tamamen aynı paraleldedir.

Kuran hükmü: Kuranda Muhammed suresi 4. ayetle köle ve cariye edinmenin önü tamamen kesiliyor. Mevcut olanlar içinde nikahsız ilişki, almak-satmak gibi filler kesinlikle yok.

Nisa 25: ”İçinizden özgür mü’min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, ellerinizin malik olduğu mümin cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak ailelerinin (ehil) izniyle nikahlayın. Onlara mehirlerini maruf bir şekilde verin. Evlendikten sonra, ahlaksızlık yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan korkanlar içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”

Ayette geçen nikah ve kadına verilen mehir kelimelerine dikkat edin. (Bu kelimeler bazılarının yaptığı gibi meal eklemesi değildir orjinalinden kontrol edebilirsiniz) Cariye nikahsız alınıp satılan bir mal konumunda olsa bu nikah kelimesi ayette geçer miydi? Nikahsız ilişki bu ayetin hükmüne aykırı değil mi? Cariyenin bir mal olarak görülmesi doğru olsa ona mehir vermek neden?

Görüldüğü gibi cariye konusunda mezhep yorumları Kuran’a tamamen aykırı.

3- Işıd üyelerinin küçük yaşta kızlarla evlenmesi:

Mezhep dini yorumu: Aynen şu şekildedir istediğiniz kaynaktan araştırabilirsiniz: ”Dört mezhep imamlarının da içinde bulunduğu alimlerin büyük çoğunluğuna göre, erginlik çağına girmemiş bir kız çocuğun uygun bir kimseyle evlendirilmesi caizdir.” Dikkat edin ergenlik çağına girmemiş diyor. Korkunç bir durum. Bu mezhep saçmalıklarını İslam diye anlatacaksınız sonra da diğer insanlar bize neden kötü gözle bakıyor diyeceksiniz öyle mi? Bu konuda kendi sapıklıklarını aklamak için Peygambere iftira atmaktan da çekinmezler. Hz. Ayşe ile evliliği konunda 6-9 yaş gibi korkunç rivayetler uydururlar. Işıd’ın esas aldığıda bu kaynaklardır.

Kuran hükmü: Kuranda evlilik yaşı bırakın geçmişi günümüzde kendini medeni sayan hiç bir ülkede olmadığı kadar mantıklı şekilde yetimler üzerinden tarif edilmektedir:

Nisa 6: ”Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olsun, yoksul olan da artık maruf bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.”

Ayette açık şekilde görüldüğü gibi Kuran’a göre evlilik yaşı bir mal idare edilebilecek kapasiteye ulaşmak olarak tarif ediliyor. Bu en az 15 olabilir hatta bazıları için 20 ve üzeri yaşlar bile olabilir, bildiğiniz gibi herkes aynı yapıda değil. Kuran’a göre artık şu yaşa geldin deyip durumuna bakılmaksızın sen yetişkin oldun diye bir durum yok. Kuran birisinin reşit sayılabilmesi için onda olgunluğun zirvesi sayılabilecek ”mal, mülk idare edebilme kapasitesi” olmasını şart koşuyor. Evlilik yaşı da buna bağlı.

Modern denilen kanunlarda nasıl peki? Biliyorsunuz kanunda reşit olma 18 ile başlıyor. Bundan bir gün önce çocuk bir gün sonra yetişkin sayılıyorsunuz. Bir gün önce şikayet olursa yargılanacağınız suç çocuk istismarı iken bir gün sonra aynı suçu işlerseniz sıradan bir cinsel suç olarak muamele görüyor ve farklı cezalar veriliyor. Modern denilen bu kanunlar mantıklı mı sizce? Bir günde ne değişti? Reşit olma konusunu sadece yaşa endekslemek mantıklı mı? Kuran’a göre reşit olmak bilinç düzeyi ile ölçülüyor. Allah’tan daha iyi kimse hüküm veremez.

4-Namaza kılmayanın öldürülmesi:

Mezhep dini yorumu: Hanbelî mezhebinde, bir namazı özürsüz kılmayan, mürted (dinden çıkan kimse) gibi katlolunur(öldürülür). Yıkanmaz, kefenlenmez ve namazı kılınmaz. Müslümânların mezarlığına gömülmez ve mezarı belli edilmez. Dağda bir çukura konur.

Şâfi’î mezhebinde namaz kılmayan kimse, mürted olmaz ise de, cezâsı öldürülmektir. Namaz kılmayan için Mâlikî mezhebinin hükümleri Şâfi’î hükümlerinin aynıdır.

3 mezhep özürsüz şekilde namazı terkedenin öldürülmesi gerektiğini söyler. Sadece Hanefilik hapsetme veya kan akıncaya kadar dövüleceğini söylüyor. Aslında Hanefi mezhebi içinde de öldürülür diyenler vardır, hanefilikte bu konu tartışmalıdır. Yani mezheplere göre namaz kılmayana en iyi ihtimalle ağır şekilde işkence edilir.

Namaz konusunda mezhep savunucuları trajikomik bir duruma düşmektedirler. Halkın neredeyse %90’ı 5 vakit namaz kılmamamaktadır ama bu kitlenin tamamına yakını sorulduğunda kendini mezhep mensubu olarak tanımlamaktadır. Bizzat savundukları mezheplere göre kafir ilan edildiklerinin, öldürülmeleri için fetva verildiğinin de farkında değillerdir.

Kuran hükmü: Kurana göre namaz kılmayana ceza verilmesi, kafir ilan edilmesi, öldürülmesi, işkence edilmesi gibi hiç bir hüküm bulunmamaktadır hatta tam tersine şöyle denir:

Bakara 256: ”Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.”

Yıkıcı faliyet içine girmediği, bozgunculuk ve düşmanlık yapmadığı sürece kafir ve münafıklara bile dokunulmaz. Bunlarla savaş hükümlerinin tamamı bozgunculuk ve savaş durumları ile ilgilidir. Namaz kılmayanın vereceği hesap ahirettedir.

Namaz kılmamak bir yana Kuranda, Ayetlerle bile alay edilmesi durumunda onları cezalandırın diye bir hüküm yok, sadece orayı terkedin denilmektedir:

Enam 68: ”Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün zaman, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.”

Onlara karşı yapılması gereken bir sonraki ayette anlatılmaktadır:

Enam 69: ”Takva sahiplerinin üzerine onların hesaplarından bir şey yoktur. Ancak bir öğüt gerekir. Umulur ki sakınırlar”

Benzer anlatım bu ayette de bulunmaktadır:

Nisa 140: ”O, size Kitapta: “Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacakdır.”

5- Dinden çıkanın (mürted) öldürülmesi:

Mezhep dini yorumu: Maliki, Şafii ve Hanbeli mezhebine göre, mürtedin tövbe etmesi için üç gün mühlet verilmesi vaciptir. Üç günün her birinde kendisine tevbe telkin edilir. Kabul ederse ölümden kurtulur. Şayet bu üç gün içinde tevbe etmezse öldürülür. (bk. V. Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslamî, 6/187-188)

Hanefi alimlerine göre, mürtedin tövbe etmesi için ona üç gün süre tanımak vacip değil, müstehaptır. Eğer tövbe edeceğine dair bir arzu belirtmezse ve yetkililerin de onun tövbe edeceğine dair bir ümitleri yoksa derhal öldürülür.

Kuran hükmü: Kuranda dinden çıkan öldürülür şeklinde hiç bir ayet bulunmamaktadır. Aynen namaz hükümlerinde olduğu gibi bu konu içinde şu ayet hükmü geçerlidir:

Bakara 256: ”Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; onun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.”

6- Zina edenin taşlanarak öldürülmesi (Recm):

Mezhep dini yorumu: Zina cezasında mezhepler evli-bekar ayırımı yapmıştır. Bekarlara değnek, sürgün gibi cezalar uygulanırken evlilere dört mezhep ittifak ile taşlayarak öldürme (Recm) cezası uygulanması gerektiğini söyler.

Kuran hükmü: Zina edenleri taşlayarak öldürme (Recm) cezası Kuranda geçmemektedir. Evli-bekar ayırımı yapılmadan zinanın cezası şu ayetlerde anlatılmaktadır:

Nur 2: ”Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, Allah’ın dini konusunda sizi onlar için acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya müminlerden bir grup da şahit olsun.”

Görüldüğü gibi Işıd terör örgütünün uyguladığı bütün vahşetlerin kaynağında mezhep yorumları bulunmaktadır. Bu uygulamaların Kurani hiç bir temeli yoktur. Mezhepleri eleştirdiğinizde sizi sapık hatta kafir ilan edenlerin tamamı ise kendilerini bu mezheplerin üyeleri olarak tanıtırlar. Çoğunluğu aslında iyi bir şey zannetikleri mezheplerde bu hükümlerin yer aldığını bilmezler. Bilen kişiler yani hocaların geneli ise mezheplerin bu yorumlarını gizlerler.

Işıdın yaptığı katliamlar sonradan uydurulmuş şeyler değildir. Bunu özellikle İslam dininin en büyük problemi olan cemaat-tarikat mensuplarıda gayet iyi bilmektedir ama dini çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da Kurana uymak, gerçekleri açıklamak yerine münafıklık yapmaktadırlar.

Bu uydurulmuş mezhep dinini İslam diye insanlara yutturup sonra nasıl barıştan bahsedebilirsiniz? Dünya geneline baktığınızda en fazla savaşların olduğu bölgenin ortadoğu olması tesadüf değil. Böyle bir münafıklığın bedelini Allah elbette soracaktır. Kuran’a inandığını söyleyen hükmünü Kuran’dan verir.

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s