Entropi ve Kuran

kiyamet-saati

Entropi ve Kuran

Entropi nedir?
Özetle evrende düzensizliğin sürekli olarak tek yönlü bir şekilde artmasına entropi denilmektedir. Canlılar yaşlanır ve ölür, otomobiller paslanır, canlı-cansız her şey yıpranır, dağılır. Bilim adamları düzensizliği Entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı enerji miktarını azaltır faydasız enerjiyi (entropi) arttırır.(Termodinamiğin ikinci yasası)

Entropi tartışılmaz fizik yasalarından biridir. İstatistikten teolojiye kadar çoğu alanda kullanımı vardır. Canlı veya cansız maddi boyuttaki en küçük varlıktan evrene kadar her şey düzensizliğe ve bozulmaya doğru hareket eder. Maddi varlıklar sürekli yıprandığı gibi evrende yer alan gök cisimleride büyük bir hızla birbirlerinden uzaklaşarak artan bir düzensizliğe doğru hareket etmektedir.

Entropi’de en çok dikkat çeken iki husus var:

1- Entropi bize her şeyin düzensizliğe ve bozulmaya doğru gittiğini anlatıyor. Canlı veya cansız madde boyutunda her şey yıpranır. Hiç bir zaman eskiden yeniye doğru bir dönüşüm olmaz.

2- Bir iş için harcanan enerji hiç bir zaman sonuçta %100 olarak alınamaz mutlaka kayba uğrar. Kullanılan enerji sonuçtaki enerjiden her zaman büyüktür.

Peki dini açıdan Entropi ne ifade eder?

Dini açıdan bakıldığında maddesel ve ruhsal anlamda Dünya sınavı denilen olguyu entropi çok güzel betimlemektedir.

Maddi anlamda Kuran bize her şeyin fani olduğunu söyler:

Ankebut 57: ”Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.”

Kasas 60: ”Size verilen şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah katındaki ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?”

Kasas 88: ” Allah ile beraber başka bir ilaha tapma. O’ndan başka ilah yoktur. O’nun yüzünden (vech) başka her şey helak olucudur. Hüküm O’nundur ve O’na döndürüleceksiniz.”

Ayetlerdeki anlatım adeta entropi’nin tanımı gibi. Maddi anlamda her şeyin geçici olduğu, belli bir süre için varolduğu anlatılmaktadır.
Fiziki boyutta Entropi’nin etkileri tartışılmaz bir gerçek ama düzensizlik artışı sadece maddi boyutta değil sosyal boyutta da mevcuttur.

Sosyal anlamda bakıldığında insanların çoğunluğunun her zaman düzensizliğe meyilli olduğunu görmekteyiz. Örneğin hiç bir insan yolda giderken kırmızı ışıkta durmak istemez bu onun için vakit kaybıdır. Normalde kimse temizlik yapmaktan hoşlanmaz ama buna mecburdur. Kimse mecbur olmadıkça aracını tamire götürmek istemez masraf ve zaman kaybıdır. Tatil yapmak varken çalışmak çoğu insanın hoşuna gitmez. Vergi vermeyi kimse istemez, kimse ceza diye bir şeyle karşılaşmak istemez vs. bu örnekler çoğaltılabilir. İnsanlar genel anlamda kurallara uymak yerine onları ihlal etmeye meyillidir.
Özetle aslında hayatta kuralların, mecburiyetlerin sonucu olarak istemeyerek yaptığımız çoğu şeyin gerçek amacı entropiyi yani düzensizliği azaltmaktır. Dikkat edin sadece azaltabiliriz. Dünyanın en refah, en düzenli toplumuna baktığınızda bile orada da suç işlendiğini ve düzensizlikler yaşandığını göreceksiniz. Entropy hiç bir zaman sıfıra indirilemez.

Yasak ağaçtan yiyerek ilk Sosyal Entropi’yi başlatan Hz. Adem’den günümüze, İslam karşısında tarih boyunca hep artan bir entropi ile karşılaşıyoruz. Tevhid inancı günümüzde olduğu gibi tarih boyuncada hep artan bir entropi ile karşılaşmış. Sürekli katılan şirk öğeleri ile tevhid inancı aleyhine artan bir Entropi olmuş. Dini bozulma beraberinde haksız kan dökme, hırsızlık, hile, zulüm, eşcinsel sapıklık gibi çok sayıda olumsuz davranışını getirmiştir. Bu durum sosyal Entropi’nin dönem dönem toplumlarda adeta patlama yapmasına sebep olmuştur.

Allah rahmetinin gereği olarak farklı yöntemler ile sosyal Entropi’nin azaltılmasını dilemiştir. Sosyal Entropinin azaltılmasına yönelik ilk aşama her zaman Elçiler (Resuller, Nebiler) gönderilmesi ile başlamıştır.

Kasas 59 :”Rabbin, ana yerleşim merkezlerine onlara ayetlerimizi okuyan bir Resul göndermedikçe şehirleri helak etmez. Ve halkı zulmeden şehirlerden başkasını helak etmeyiz.”

Şuara 208: ”Hiçbir şehri kendisi için uyarıcılar olmadan helak etmedik.”

Genelde bu görev o kavimler içinden seçilen kişilere verilmiştir. Elçiler aldıkları vahiy ve kendi tecrübeleri gereği toplumlara yaptıkları hataları anlatmış ve çözüm yolları sunmuşlardır. Genelde çok az insan haricinde bu uyarılara aldırış eden olmamıştır. Toplumlar artan Entropi’nin yani düzensizliğin farkında olmalarına rağmen kimisi çıkarı zedeleneceği, kimisi de makamı, mevkisi, rahatı için bunu riskli gördüğünden uyarılara aldırış etmemiştir.

Artık uyarıların fayda etmediği durumda Enropi’nin azaltılması amacıyla kimi kavimlar helak edilmiş, kimileride büyük azaplara uğratılmıştır.
Allah’ın indirdiği kitaplarda Entropi’nin azaltılması içindir. Bu kitaplarda ceza hukuku, medeni hukuk, ticari hukuk gibi konular ana hatları ile anlatılıp kurallara bağlanarak sistemler oluşturulmuş, böylece toplumsal düzen sağlanarak sosyal entropi azaltılmıştır.

Özellikle Tevrat’la başlayan büyük kitap dönemlerinden sonra artan insan nüfusuyla birlikte bu kurallara uyulmadığında eski dönemlerdeki kavimlerin helakı veya azaba uğratılması konusunda Allah’ın doğrudan müdahelesi olduğu gibi çoğu zaman buna gerek kalmadan bizzat toplumlar birbirlerini veya kendilerini helak etmiş yada büyük azaplara uğratmışlardır.

Peki günümüzde sosyal yani insan kaynaklı entropi ne durumdadır?

Son dönemlerde Dünya tarihinde hiç olmadığı kadar fazla insan nüfusu var ve özellikle son yüzyılda daha önce tarihte hiç olmadığı kadar büyük çapta savaşlar yaşandı ve insanlar öldü. Daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir israf ve gelir eşitsizliği var. Bazı toplumlar obezite ile uğraşırken bazıları ise açlık sebebiyle binlerce insanını kaybetmektedir. Ayrıca doğa hiç bu boyutta tahrip edilmemişti. Bu tabloya bakıldığında sosyal entropi günümüzde adeta patlama yaptı diyebiliriz. İşin trajikomik tarafı ise bunların insanların kendilerini en medeni, en modern seviyede saydığı bir dönemde yaşanıyor olması.

Önceki devirleri ilkel, insanlarını büyük oranda barbar görüyoruz ama insanlık tarihinin gördüğü en büyük savaş ve katliamların demokrasi, laiklik, modernite denilen kavramların çıkışı ile aynı tarihlere rastlaması tesadüf mü acaba?
Kağıt üzerinde bakıldığında normalde sosyal entropiyi azaltması gereken bu kavramlar gerçekte entropide çok daha büyük artışlara sebep oldular. Çünkü bu kavramlar Sünnetullah’a ve insan doğasına aykırı. (Ayrıntılı bilgi için ”hem laik hem müslüman olunabilir mi?” makalemi okuyunuz)

Peki bu korkunç hızla artan Sosyal Entropi nasıl azaltılacak?

Allah tarafından gönderilen Peygamberler ve kitaplarla düşük oranlı bir Sosyal Entropi’ye nasıl ulaşılacağı gösterilmiştir. Buna uyulmadığı durumlarda ise bölgesel-kavimsel çapta helak ve azapla entropi azaltılmıştı.

Artık Peygamberler yok ama bize yol gösterecek Kuran ve onun tasdik ettiği oranda Tevrat ve İncil var. Sosyal Entropinin azaltılmasının tek yolu Allah’ın indirdiği kitaplara uymaktan geçiyor, başka çare yok. İnsan ürünü olan kapitalizm, komünizm gibi sistemlerin sonucunun hep felaket olduğuna bütün insanlık olarak şahid oluyoruz.

Kavimlerin helakından ders almalıyız. Artık bu durum bölgesel olmayacak çünkü insanlık neredeyse tek bir kavim haline gelmiş durumda. Dünyanın neresine giderseniz gidin aynı şeylerle karşılaşıyorsunuz. Küreselleşme denilen kavram insanlığı ortak bir psikoloji içine soktu.

Geçmişteki Sosyal Entropi patlamalarının nasıl sonuçlandığını biliyoruz peki günümüzde nasıl olacak? İnsanlık geldiği nokta itibari ile her yönden büyük azaplara uğrayacak ve artık helak da küresel çapta olacak yani kıyamet.

Ahzap 63: ”İnsanlar sana o saatin (kıyametin) vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de o saat çok yakındır.”

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s