Kuran’da kölelik var mı?

kolelik_524935

Kuran’da kölelik var mı?

Bazı din karşıtı çevreler tarafından Kuran ayetlerine iftiralar atıldığına hepimiz şahit oluyoruz. Çoğu insan cahilliklerinin veya kötü niyetli önyargılarının etkisiyle ayetler üzerinden öyle şuursuzca iftiralar atıyorlar ki komik duruma düştüklerinin bile farkına varamıyorlar. Mesela inkârcı kesimin sıklıkla tekrarladığı ‘Kuranda kölelik neden yasaklanmadı’ iftirasını çoğumuz biliriz. Bu iftiraya mezhep yorumları ve İslam kılıfı altında yaşanan geleneksel Hurufilik dini de büyük malzeme veriyor. Kuran’dan sadece birkaç ayetin okunmasıyla çok net bir şekilde anlaşılabilecek bir konu için bu kadar yaygara koparılması çok enteresan.

Kuran’a bakıp kesin bir dille şunu söyleyebiliriz ki köleleştirme yasaklanmıştır ve Kuran bu meseleyi büyük bir rahmet ve hikmet yoluyla çözmektedir.

Önce köleleştirmeyi yasaklayan ayeti okuyalım:

Muhammed Suresi 4: ‘Kafirlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları ‘iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da’ artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lütuf olarak (onları bırakın) veya bir fidye (karşılığı salıverin). Öyle ki savaş ağırlıklarını bıraksın (sona ersin). Eğer Allah dilemiş olsaydı, elbette onlardan intikam alırdı. Ancak (savaş,) sizleri birbirinizle denemesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allah,) amellerini giderip boşa çıkarmaz.’

İşte bu ayet ile esirleri köle edinmek kesin bir dille yasaklanıyor. Esirlerin bir tazminat veya karşılıksız olarak serbest bırakılması emrediliyor.

Kur’an’ın indiği dönemde kölelik yaygın, kronikleşmiş, bir olgu idi. Kur’an, bu insanlık dışı durumu, kesin bir dille kaldırıyorken sanki meşrulaştırıyormuş gibi anlatmak Kur’an’a iftiradır.

Şimdi bazıları şöyle düşünebilir ’tamam köleleştirme yasaklandı ama mevcut olanlar için neden hepsi serbest, herkes köleleri azat etsin denmiyor?’

Bu sorunun cevabı için Kurana bakalım; mevcut köleler için ne emredilmiş, nasıl bir özgürlük şansı verilmiş okuyalım:

Nur 33: ‘Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.’

(Dikkat edin bazı meallerde hatalı şekilde ‘mukatebe’ ile ilgili olarak özgürlüğünü satın alma tanımı yapılmış. Böyle meal verenlere sormak lazım köle ne ile satın alacak özgürlüğünü? Tam tersine malınızdan vermeniz emredilirken özgürlük satmak nasıl bir mantık?)

Şimdi düşünelim; devlet sisteminin bulunmadığı kabile toplumunda yaşıyorsunuz ve bu toplumda kölesiniz. Köleleştirme yasaklandı ve daha da ötesi eldeki bütün kölelerinde azat edilmesi emredildi. Günümüzde bile ev kirasını veremeyip sokağa atılanlar veya işten atılıp aç kalanlar düşünüldüğünde hele ki o devirde bir anda kendinizi ne halde bulursunuz? İşsizlik maaşı için başvuracak, yada size barınma imkânı sunacak yiyecek verecek bir kurum yada akraba mı var mı?(Günümüzde bile bu duruma düşen binlerce insan var maalesef) İyi kötü yaşadığınız bir ev, yediğiniz yemek varken ne yapacaksınız şimdi? Artık dağa mı çıkarsınız, adam mı soyarsınız? Peki kadınlar ne yapsın evlenme imkanı da bulamazlarsa fuhuş mu yapacaklar? Sizce böyle bir uygulama akla vicdana sığar mı? Sokaklarda evsiz, yurtsuz zavallı insan toplulukları oluşmaz mı? İster istemez suç oranları artar ve toplum huzuru bozulmaz mı?

Ayette emredilen çözüm nasıl bir rahmettir hayran kalmamak mümkün değil. Ne geçmişte ne günümüzde örneği var mıdır acaba? Düşünsenize baba evladına kolay kolay malından vermezken siz kendisinde bir hayır yani kendi başına yaşayacak, topluma faydalı olacak bir yetenek gördüğünüz kölenizi azad edecek ve malınızdan vereceksiniz. Köle durumunda yaşayan insanların topluma kazandırılması ve özgürlüklerinin verilmesi için bundan daha şefkatli ve adil bir çözüm olabilir mi? Ne kimse ortada kalır nede özgürlüğünü kazanan mağdur olur. Biraz vicdan sahibiyseniz verdiğiniz bedeli yıllarca karın tokluğuna hizmetinizde çalışan insan için bir nevi tazminat olarak veya o güne kadar yaptığı hizmetin ücreti olarak da görebilirsiniz hiç de zorunuza gitmez.

Rahmet burada bitmiyor. Kur’an da, kölelik sistemini yasaklamanın yanında büyük bir rahmet örneği ile de bu toplumsal değişimi en uygun şekilde kafalardan silmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar emrediliyor. Köleleştirmeyi yasaklayan ve azad hükmü bulunan ayetlerin yanı sıra diğer ayetlerde geçen:

1-Kaza ile bir insanı öldürmek,

2-Zıhar fidyesi,

3-Yemin fidyesi,

4-Oruç fidyesi

;gibi tamamlayıcı hükümlerle de bu değişimin en hızlı şekilde hayata geçmesi sağlanıyor. İbretlik, hayranlık verici bir hikmet ve rahmet örneği.

Beled 12-13: ‘Sen sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? Bir köle azad etmektir.’

Kuran ile 1400 sene önce kölelik yasaklanırken, medeni zannedilen ABD, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde kölelik 1865 tarihinden sonra yasaklanıyor ve alınan genel bir kararla BM’de ancak 1926 da bütün dünyada yasaklanıyor. Peki sizce bu ülkeler köleliğin kötü bir şey olduğunun farkına vardılar da iyilik olsun diye mi yasakladılar?

Bunun cevabını iktisat dersleri almış arkadaşlardan bilenler vardır. Amerika ve Avrupa da köleliğin görünürde kalkmasının en büyük sebebi sanayi devrimi sonrası yaşanan makineleşmedir. Yüzlerce kişinin yaptığını bir makine ile yapmak çok daha ekonomik ayrıca günümüzde de olduğu gibi ücretli kölelik sistemi de daha avantajlı. Klasik kölelik sisteminde köleyi kovmak gibi bir şansınız yok bu kanunlarda da yasak. Ama ücretli köle böylemi? Zaten karın doyuracak kadar maaş verdiğiniz için masrafı da aynı, istediğiniz zamanda kovarsınız, ayrıca bunlar çalışmak içinde çok hevesli diğerleri gibi zoraki çalışan düşük verimli işçi değil. (Sanayi devriminin ilk dönemleri eski kölelik sisteminden bile daha ağır şartlar taşıyordu. Belli bir ekonomik düzeye ulaşıldıktan sonra işçi ücretleri ve yaşam koşulları bazı ülkelerde değişmiştir.)

Biz insanlık değerlerini, kendilerine bakmadan medeniyet dersi vermeye kalkan ikiyüzlülerden, ekonomik çıkarlarını süsleyip iyilik yapıyormuş gibi insanlara yutturanlardan mı öğreneceğiz?

Bu kadar açık delillere rağmen kalkıp da Kuran ile kölelik kaldırılmadı ve insanlar arasında ayırım yapılıyor demek cehaletten ve kötü niyetten başka bir şey değildir.

Zümer 23: ‘Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.’

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s