İslam’da Ruhban Sınıfı Var Mı?

97173

İslam’da Ruhban Sınıfı Var Mı?

Özellikle ilahiyatçı, diyanet görevlileri ve siyasetçilerden ”İslamda ruhban sınıfı yoktur” sözünü sıklıkla duyarız. Acaba bunu söyleyenler ne kadar samimi?

Öncelikle Ruhbanlık nedir tanımına bakalım:

”Ruhban sınıfı başta Hıristiyanlık olmak üzere belirli bir din bünyesinde din adamlığını meslek olarak icra eden tüm kişilerdir. Aslen Hıristiyanlık terminolojisine ait olan ruhban sınıfı kavramı zaman zaman diğer dinler için de kullanılır.”

Ülkemizde ”İslam dininde ruhban sınıfı yoktur” denilerek kasdedilen Din adamı olarak yaşamak ve ondan geçimini sağlamak değildir. Birilerinin ibadethanelerin yapımı ve düzeni için çalışması, dini araştırmalar yapması, Kuran çizgisi dışına çıkmadığı sürece fetva işlerinde çalışması dinen bir gerekliliktir. Örneğin bazıları diyanet imamı maaş aldığı için onun arkasında namaz kılınmaz gibi fetvalar vermektedirler. Kesinlikle yanlış bir görüştür. Cami imamının asıl vazifesi namaz kıldırmak değil caminin korunmasıdır. Namaz kıldırmayı cemaatten herhangi biri de yapabilir bunun için özel bir yetki yok. Bugün camilerde sorumlu bir imam olmasın halı, kapı, cam, çerçeveve vs. hiç bir şey kalmaz özellikle büyük şehirlerde camiler kısa zamanda ahıra döner. İmamlık mesleği camilerin korunması için gereklidir. Ayrıca tatil zamanlarında elif-ba ve Kuran dersleri vererek özellikle çocuklarda dini temellerin atılmasını da sağlamaktadırlar. Bu tarz hizmetlerin ruhbanlık ile ilgisi yoktur.

Buraya kadar bir sıkıntı yok peki İslam adına olduğu iddia edilerek bunların ötesinde yapılan uygulamalar var mı?

İslamda ruhban sınıfı yoktur diyerek kastedilen hristiyanlıktaki ruhban sınıfı uygulamalarıdır. Bunlar nelerdir:

1- Günah çıkarma yani Allah adına günahları affetme yetkisi olduğunu iddia etmek

2- İnsanların dini duygalarını istismar ederek menfaat temin etmek. (Bu özellikle ortaçağda kilisenin en büyük sömürü araçlarından biriydi)

3-Gerçekte dinde olmayan şeyleri menfaat icabı dindenmiş gibi göstererek ve hurafeler uydurarak Allah adına hüküm vermek.

4- Hz. İsa’ya Allahın oğlu demek veya hristiyanlıkta adına azizler denilen kişilere özel vasıflar yükleyerek şirke girmek.

5- Kendilerine muhalefet eden, yanlışları ortaya koyan kişileri afaroz etmek.

6- Kutsal kitapları sadece Ruhban sınıfının anlayabileceğini iddia etmek.

Bu sayılan konularda kendilerini özel yetkili olarak gören rahip, papaz ve hahamlar ruhban sınıfındandır. Ayrıca özellikle katoliklerde rahip ve rahibelerin evlenmeyerek kendilerini manastırlara kapatması ve Dünyadan soyutlanarak yalnızca ibadetle meşgul olmaları gibi durumlarda ruhbanlık içinde değerlendirilmektedir. Tabi ki bu İslama uygun bir yaşam değildir. Peygamberler bile evlenip çocuk sahibi olduklarına göre insanların kendilerini ibadet için bile olsa toplumdan soyutlamaları aşırılıktan başka bir şey değildir.

Rad 38: ”Andolsun, senden önce de Resuller gönderdik, onlara da eşler ve zürriyet verdik. Allah’ın izni olmaksızın bir Resulün ayet getirmesi olacak iş değildir. Her ecel için bir kitap (yazı, hüküm) vardır.”

Peki günümüzde gerçekten de İslamda ruhban sınıfı yani Allah ile kul arasında kendini özel yetkili olarak gören kişiler yok mu? Kuran’daki İslam için derseniz ne geçmişte nede günümüzde böyle bir sınıf elbette olamaz. Peygamberler bile Allah ile kul arasına girmemişlerdir, görevleri sadece tebliğden ibarettir.

Ahkaf 9: De ki: “Ben türedi bir Resul değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben bana vahyedilene uyarım. Ben apaçık bir uyarıcıyım.”

Fetih 11: ”Bedevîlerden (savaştan) geri kalanlar sana, “Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah’tan bizim için af dile” diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylüyorlar. De ki: “Allah, size bir zarar yada yarar dilerse, O’na karşı kim bir şeye malik olabilir? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

Ama iş kendini İslam içine sokuşturmaya çalışan tarikat-cemaat dinlerine gelince hristiyanların ruhban sınıfı bile onların ruhbanları yanında çok masum kalır. Yukarıda Hristiyanlıktaki Ruhban sınıfının maddeler halinde yazılı olan uygulamalarını geleneksel din anlayışının temsilcisi Tarikat-Cemaat uygulamaları ile karşılaştıralım. Bakalım onların Hristiyan ruhbanlarından aşağı kalır tarafları var mı:

1- Günah çıkarma yani Allah adına günahları affetme yetkisi olduğunu iddia etmek: Pek çok tarikat ve cemaatte tövbe almak denilen bir işlem uygulanmaktadır. Buna göre günahkar kişi şeyhin elinden tutarak tövbe eder hatta bazı tarikatlarda fazla kalabalık olduğunda şeyhin ucundan tuttuğu bir ip yardımı ile hat oluşturularak tevbe edilmektedir. Yani hristiyanlıktaki gibi günahların affı için araya birilerini sokarlar. Onların hatırına Allah’ın günahlarını bağışlayacağını düşünürler.

2- İnsanların dini duygularını istismar ederek menfaat temin etmek: Bu tarikat ve cemaatlerin en büyük silahlarından biridir. Yanmaz kefen, rüyada peygamber gördüren terlik, belalardan koruyan dua yazılı karton, tılsımlı dualar kitabı vs. gibi şirk ürünleri satmak, himmet, bağış, zekat adı altında nereye gittiği belli olmayan paralar toplamak, afrikada kurban kesiyoruz deyip 400 tl toplayıp karşılığında afrikada 30 dolara keçi kesmek gibi çok sayıda maddi istismar yanında insanları şirk pisliğine sokmak tarikat-cemaat yapılarının en sık karşılaşılan faaliyetlerinden biridir.

3- Gerçekte dinde olmayan şeyleri menfaat icabı dindenmiş gibi göstererek ve hurafeler uydurarak Allah adına hüküm vermek: Tarikat-cemaat yapıları hadis adı altında çok sayıda hurafeyi dine sokarak Allah adına hüküm verdiklerini iddia etmektedirler. Örneğin Kuranda evlilik yaşı ayrıntılı bir şekilde tarif edilmesine rağmen Hz. Peygamberin 9 yaşında kızla evlendiği gibi rezil iftiralar uydurmaktadırlar. Kuran’da olmamasına rağmen recm hükmü vermekte ve dinden çıkan öldürülür gibi çok sayıda Kuran’a aykırı hurafeyi Allah’ın hükmü gibi anlatmaktadırlar.

4- Hz. İsa’ya Allahın oğlu demek veya hristiyanlıkta adına azizler denilen kişilere özel vasıflar yükleyerek şirke girmek: Hristiyanlar İsa Allah’ın oğlu derlerde tarikat-cemaat hurufileri geri kalır mı? Onlarda Peygamber Allah’ın sevgilisi demişler, Kuranda bir defa bile geçmemesine rağmen yazdıkları meallere ”habibim” kelimesini ekleyerek Kuranı tahrif etmişlerdir. Hatta bununla da yetinmeyerek Allah’ın bütün kainatı Hz. Muhammed için yarattığını iddia etmişlerdir. Hristiyanlıktaki azizler uygulamasının karşılığı olarak da evliyalar, ermişler icad edilerek bunların mezarları adeta birer puthane haline getirilmiştir.

5- Kendilerine muhalefet eden kişileri afaroz etmek: Hristiyanlıkta aforoz olmak için bayağı bir uğraşmanız gerekirken Tarikat ve Cemaatlerde bu çok kolaydır. Bu ortamlarda Kuran ayetlerini uydurma hadis ve rivayetler ile istediğiniz gibi tahrif edebilir yada inkar edebilirsiniz bu sorun olmaz ama onların tabi olduğu hurafe veya şirk uygulamalarından herhangi birine en ufak itiraz ettiğinizde sizi hemen önce fitneci ilan ederler devamında da ”fasık, sapmış, kafir” şeklinde nitelendirmeye başlarlar.

6- Kutsal kitapları sadece Ruhban sınıfının anlayabileceğini iddia etmek: Tarikat-Cemaat oluşumlarının uyguladıkları herhangi bir hurafe ile ilgili ayet getirip itiraz ettiğinizde şu karşılıkları alırsınız: ”Senin ilmin onu anlamaya yetmez, onda senin bilmediğin mana vardır, sen müfessir misin ki, onu ancak alimler anlar vs.” Allah Kuran için apaçık olduğunu buyururken onlar aynen Hristiyanlar gibi ”Kuranı biz anlayamayız alimler anlar” demektedirler.

Maalesef işin en acı tarafıda bu sayılan uygulamaları en başta kendilerini İslam alimi, ilahiyatçı, hoca konumunda gören kişilerin yapıyor olmasıdır. İslamda ruhban sınıfı yoktur ama çoğu kişinin İslam zannettiği geleneksel din anlayışı ve onun savunucuları Tarikat-Cemaat yapılarında ruhbanlık en ileri seviyede bulunmaktadır.

Bize düşen sadece Kuran’ı rehber edinmek ve Din adı altında ki bütün uygulamaları Kuran süzgecinden geçirmektir.

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s