Tek Tıkla Gelen Cehennem

 

cehennemTek Tıkla Gelen Cehennem….

Televizyon ve internet ile sınırsız bilgiye ulaşabiliyoruz. İkiside neredeyse her an elimizin altında. İçerik olarak sınırsız, hız olarak müthiş. Acaba bu teknolojilerin hayatımıza etkilerinin dini boyutunu hiç düşündünüz mü? Mesela bunların olmadığı dönemde mi din daha iyi yaşanıyordu yoksa bu muhteşem bilgi kaynaklarının olduğu günümüzde mi? Yada geçmiş dönemlerdeki insanlar ile şartlarımız eşit mi acaba?

Biz bilgiye onlardan çok daha hızlı erişebiliyoruz, dini hayat konusunda onların bir ömürde edinemeyeceği bilgiye belkide sadece bir günde ulaşabiliyoruz.

Ama şuda bir gerçek onların bir ömür karşılaşamayacağı boyutta pislik ve günaha da biz bir günde ulaşabiliyoruz.

İnternet ve televizyonun zararları ile ilgili konularla ne zaman karşılaşsam aklıma hep şu ayet gelir:

Bakara 219: ”Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür.” Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: “Verebileceğiniz her şeyi.” Böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor; umulur ki düşünürsünüz.”

Ayette içki ve kumarın yararı da olduğundan bahsediliyor ama zararı bu yarardan daha büyük deniliyor. İnternet ve televizyon da aynen böyle topluma yararı var ama zararı çok daha büyük.

Özellikle interneti insan nefsine benzetmek mümkün, bizim niyetimiz ne ise, ne istiyorsak bize onu veriyor. Bir kaç tıkla internetten Kuran’da okuyabilirsiniz, en rezil ortamlara da girebilirsiniz.

Tabi nefsimizin vesvese veren, bazen aslında hiç aklımızda olmayan şeyleri fısıldayan şeytanları olduğu gibi internetinde böyle sinsi şeytanları var. Örneğin sıfırdan bir hesap açıp bir video sitesine girseniz ve niyetiniz sadece dini konuları izlemek olsa bile bir süre sonra artık nasıl bir algoritma ise dini videolar arasına o sinsi şeytanlar sızmaya başlıyor. Bir bakıyorsunuz dini videolar arasında ilgi çekici kapak fotoğrafları ile ”…..nın şok görüntüleri, ….. dan olay açıklamalar, ….. da bunu da yaptı vs.” başlıklı videolar görmeye başlıyorsunuz. Bunun yanında site sayfasında küçük reklam pencereleri açılıyor, yada video belli aralıklarla duraklayarak bir anda bambaşka konular önümüze açılıyor.

Aslında 1000 yıl önce internet ve televizyonun olmadığı bir ortamda yaşayan insanla şartlarımız tamamen eşit. Tamam biz sınırsız kaynağa çok hızlı şekilde ulaşabilirken o insan belkide hayatında bir kaç kitabı zor görüyordu ama o insanlar bizim maruz kaldığımız şeytani tuzakları ya hiç görmüyordu yada çok az karşılaşıyordu. Sokakta bile durum böyle. 100 yıl önce avrupada bile sokakta açık saçık kıyafetlerle dolaşan kadınlar yada orda burda uygunsuz vaziyette insanlar göremezdiniz. O devirlerde şimdiki gibi soyunmak değil tam tersine giyinmek marifetti. Hiç mi kötü işler yoktu elbet vardı ama sadece meraklılarının bildiği kapalı kapılar ardındaki. Geçmiş dönemlerdeki insanlara göre bilgiye erişim yönünden artı durumda iken günahlar yönünden eksi durumdayız.

Geçmişte günümüzde olduğu gibi ateistler evinizin ortasında konuşmuyordu, dini kanal adı altında cemaat-tarikat mensupları evinizin içinde şirk propagandası yapmıyordu, film, dizi adı altında evinizin ortasında fuhuş, zina yapılmıyordu, sabahtan akşama kadar banka kılıflı faiz, tefeci reklamları dönmüyordu, magazin adı altında onun bunu dedikodusu, gıybeti yapılmıyordu, izdivaç adı altında canlı yayında insan ticareti yapılmıyordu.

İşte bunların hepsi artık evinizin ortasında, baş köşede yapılıyor. İnsan gibi her an sapıtmaya elverişli bir canlının bunlarla mücadele etmesi kolay mı?

Eskiden bilgiye de ulaşmak zordu ama insanlar böyle pisliklere de kolay kolay maruz kalmıyordu.

Tabi şartlar eşit konusu dindar insanlar için geçerli. Seküler kesim için bu devir çok daha tehlikeli çünkü dini konulara başı sıkışmadıkça pek ilgi göstermeyen bu kesim televizyon ve internetin ona sunduğu boş ve günah işlere çok daha fazla meraklı oluyor. Zihinler bu pisliklerle kalıcı şekilde kirletiliyor, her türlü yönlendirme ve propagandaya maruz bırakılıyor. Özellikle yeni nesiller tamamen bu ortamların içine doğuyor. Ergenliğe gelene kadar bırakın çocuk kalmayı neredeyse görmediği şey kalmıyor diyebiliriz.

Kuran’da bize insanların çoğunluğunun daima yanlış yolda olduğu bildirilmektedir.

Enam 116: ”Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.”

İnternet ve Televizyonun insanlık için yarardan çok zarar getirmesi insanların  bu fıtrat özelliğinden kaynaklanmaktadır. Dini konuda yanlış yolda olan çoğunluk elbette bu teknolojileride çoğunlukla yanlış yolda kullanacaktır. Bu bir sosyal entropi konusudur. Toplumlar her zaman düzensizliğe daha meyillidir.

Peki buna bir çözümün var mı derseniz makro anlamda yok maalesef. Sadece bireysel anlamda bir şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. İnternet ve televizyon zararlarını tamamen önlemeniz pek mümkün değil. Elektriğin ve telefonun olduğu her yerde bunlarda var. Yapabileceğiniz bu zararları azaltmak veya geciktirmek olabilir.

En başta siz internetin kirli işlerinden uzak durmalısınız, faydalı içerik haricinde ne olursa olsun hiç bir şeye bakmayın. Çevrenize ve çocuklarınıza bu konularda bol bol öğüt verin, internette karşılaşabilecekleri pisliklere karşı uyarın ve mümkünse evinize tablet, dizüstü, masaüstü herhangi bir bilgisayar almayın, akıllı telefon kullanmayın yada filtre programları ile çoğu şeye kapalı olmasını sağlayın.

Bu konuda bir nevi cihattır. Elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s