Hem Müslüman Hem Laik Olunabilir mi?

646765_odc04

Hem Müslüman Hem Laik Olunabilir Mi?

Bu yazıda hiç bir kesimi ve görüşü rencide etmeden Laiklik ve Müslümanlığı sadece teknik kısımları ile değerlendireceğiz.

Laikliğin tanımı ile konumuza başlayalım.

Laiklik: Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensip.

Ülkemizde laiklik tanımının genelde hep ikinci cümlesine vurgu yapılır. Birinci cümleyi yüksek sesle zikredenleri pek göremezsiniz.

Tabi ki hangi din mensubu olursa olsun her insana devlet eşit yaklaşmalı ne olursa olsun hukuk herkese eşit uygulanmalı bunda hiç bir sıkıntı yok. Peki laiklik tanımının ilk cümlesi olan ”Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını” nasıl değerlendireceğiz?

Bu prensibe göre Laiklik kendini Müslüman olarak tanımlayan bir topluma uygulanabilir mi?

Bakalım Dinin referans alınmaması konusunda Kuran-ı Kerim ne diyor:

Maide 44: ” …..Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse kafirdir”

Maide 45: ” …..Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse zalimdir”

Maide 47: ” …..Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse fasıktır”

Maide 48: ”Sana da önündeki kitabı doğrulayıcı ve ona bir şahid olarak Kitab’ı indirdik. Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah’adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.”

İşte burada yol ayrımına geldik. Ayetlerde açıkça görüldüğü gibi Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenin İslam ve Müslümanlık ile ilişkisi net olarak kesiliyor.

Devlet yönetimi en başta hukuk kurallarını kapsadığına göre hiç bir dini referans almayan laiklik ilkesi ile yönetilen ülke de Kuran’da yer alan hükümlerin uygulanması nasıl olacak? Biz Müslüman değiliz diyorsanız o başka ama bu ülkenin %99’u Müslüman derken bunu söylüyorsanız bir akıl tutulması yaşıyorsunuz demektir. Hem %99’u Müslüman olup hem de İslam olmayan bir ülke nasıl oluyor acaba? Ve bu ülke bağımsız bir ülke öyle mi?

Hani bu ülke işgal altında falan olsa durum anlaşılabilir ama böyle bir durum yok ve bir de ülke yönetiminde kendini Müslüman olarak tanımlayanlar var ise durum daha da vahim. İman ettiklerini söyledikleri kitap ile yönetilmek istemeyen, Allah’ın kanunlarını beğenmeyen, kafir olarak nitelendirdikleri toplumların kanunlarına sarılan kişiler Müslüman olabilir mi?

Hiç laf cambazlığına gerek yok dürüst olalım ”Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmaması” demek dini gönderen Allah olduğuna göre Allah’ı referans almıyorum demek değil mi? Var mı başka açıklaması?

Kendini laik olarak tanımlayan seküler kesimin durumu belli ama birde daha önceleri ”Müslüman laik olamaz” diyen kişilerin yeni geliştirdikleri bir söylem var ki o çok daha vahim.

Kendini dindar olarak tanımlayan bu yeni model siyasiler şöyle diyorlar: ”Devlet laiktir kişiler laik olmaz”

Bunu söyleyen kişilere şöyle bir soru yöneltsek ”Tamam devlet laik ama kişi laik değil diyelim. Bu kişinin bir yakını cinayete kurban gitse, kendisi gaspa, hırsızlığa uğrasa yada miras bölüşümü gibi bir durumu var onun hakkında nasıl bir kanun uygularsınız?”

Birisi çıkıp ”Kişinin isterse laik olmayacağını siz söylediniz ben laik değilim bu durumda benim için Kuran ile hüküm verilmesini istiyorum” derse ne cevap vereceksiniz? ”Kısas istiyorum, Allah’ın kitabında bu emrediliyor, sizinde dediğiniz gibi laik olan ben değilim devlet dese” acaba lafa gelince Müslümanlık konusunda mangalda kül bırakmayan siyasiler bu kişinin isteğini yerine getirir mi? Cevabı hepimiz biliyoruz tabi ki hayır. Laik olmayan kişiye adaleti dini referans almayan laik sistemle mi sağlayacaksınız? Bir Müslüman için bu sözün hiç bir işlevselliği yok. Bunu bu sözü söyleyenlerde çok iyi biliyor.

Yanlış anlaşılmasın bu yazı ile hiç bir kesime düşmanlık yapılmıyor anlatılmak istenen teknik olarak Laiklik ve Müslümanlığın bir arada olamayacağıdır. Laikliğinde Müslümanlığında tanımı ortada. Siyahla beyaz gibi birbirinden farklı. Laiklik Müslümanlar üzerinde adeta durmadan dikişleri patlayan dar bir elbise gibi. Laikliğin bu ülkede yıllardır tartışılmasının, sürekli yeni tanımlarla modifiye edilmesinin, şirin gösterilmeye çalışılmasının sebebi de tam olarak bu işte. Bu sistemi din ile birlikte uygulamak için kişilerin şeklen Müslüman görünüp Allah’ın emirlerini işine gelen yerlerde alması diğerlerini görmezlikten gelmesi gerekmektedir. Devlet yönetimi ve uygulanan kanunlara baktığımızda zaten yıllardır yapılanın da bu olduğunu açıkça görmekteyiz. Bu tarz bir din anlayışının Kuran’daki tanımını hepiniz tahmin edersiniz.

”Devlet laiktir kişiler laik olmaz” sözü kelime oyunundan başka bir şey değil ve maalesef bu kelime oyununu yapanlarda kendini Müslüman olarak tanımlayan kişiler. Müslümanlığı sadece namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek vs. ibadetlerden ibaret sanıyorsanız yanlış yoldasınız demektir çünkü Allah böylesini Müslüman olarak tanımlamıyor. Müslümanlık bir bütündür. Kitaba iman, istediğiniz yerini makaslayıp alarak, işinize gelmeyen yerini de yok sayarak mı oluyor?

Bakara 177: ”İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte onlar takva sahipleridir.”

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Hem Müslüman Hem Laik Olunabilir mi?” üzerine 4 yorum

  1. Merhaba,

    Allah’ın indirdiği ile hükmetmemiz gerektiği aşikar.
    Peki dinde zorlama olmadığına göre, dinimizi kabul etmeyen insanlara nasıl hükmetmeliyiz?
    Misal zina edene 100 vuruş cezası gibi.
    Bizim için günah olan bu davranış onlar için normal kabul ediliyor olabilir.
    Kısas konusu bence onların da kabul edeceği bir durumdur. Tabi bu durumda suçun sait olması gibi bir durumun da sağlanması gerekli. Misal adam öldürmemiş biri öldürmüş gibi, hırsızlık yapmamış biri yapmış gibi suçlandıysa hüküm giydiyse ne yapılmalı? Modern hukuğun idam cezasına karşı duruşunun sebebi de bu tarz durumlardır.
    Aklıma takılan bir diğer durum da Allah’ın indirdiği ile hükmetmeye çalışırken, mezheplerden etkilenip de bunu da din sayan insanları ne yapabiliriz? Yani namaz kılmayanı dövmek tekrarlarsa öldürmek gibi saçma durumlar da mevcut.

    Şu şekilde de bir yazı buldum. Kuran okunurken bütüne bakma açısından mantıklı geldi.

    http://metafizik19.blogcu.com/allahin-indirdigi-ile-hukmetmek-nedir/19987178

    Hayırlı tefekkürler

    Beğen

    • Sorunuz gözden kaçmış kusura bakmayın. Mezhepler konusu zaten İslam ümmetinin en büyük sorunu bu konuyu daha iyi anlamak için bu yazımı okuyabilirsiniz:https://vahiykatibi.com/2016/10/29/isid-vahsetinin-kaynagi-mezhepler/

      İslam ülkesinde yani Kuranla yönetilen ülkede yaşayan gayrımüslimlere nasıl hükmedilir? Dünya üzerinde hiç bir gelişmiş devlette kendi vatandaşı olan kişiler arasında farklı hukuk kuralları olmaz. Örneğin Amerika’da idam halen uygulanmakta vatandaşı olan herkes için bu kural geçerli. Eğer bu suçu o ülkede işleyen bir yabancı ise ona da bu uygulanır başka ülkede işleyip Amerika’ya kaçmışsa (bazı siyasi sebepler hariç) iade edilir. Her ülkenin tek bir kanunu olabilir. Mesela İngiltere’de trafik soldan akıyor Türkiye’ye gelen biri ben gene İngilterede’ki gibi araç kullanacağım diyebilir mi?

      Zinaya 100 sopa cezasımı uygulanıyor bu herkes için geçerli istediği dinden, inançtan olsun farketmez. Diğer hukuk kuralları içinde böyledir. Çünkü bu evrensel bir kuraldır. Hükmü verenin Allah olduğuna inanıyorsak bu herkes için geçerlidir. Ayrıca siz yabancı bir ülkede olsanız onlarda normal olarak sizi kendi kanunları ile yargılayacak.

      Modern hukuk diyoruz ama kime göre modern. Halen idam cezası uygulayan Amerika modern ülke değil mi? Modern hukuk terimi kesinlikle yanlış bunun adı ancak Avrupa hukuku olabilir. Modern onların uydurduğu bir sıfat. Hatta çoğu açıdan bu hukuk sistemi modern değil batıl.

      Beğen

  2. Yukaridaki yorum gozden kacmis sanirim. Benim de cevabini merak ettigim bir soru sorulmus:
    “Peki dinde zorlama olmadığına göre, dinimizi kabul etmeyen insanlara nasıl hükmetmeliyiz? Misal zina edene 100 vuruş cezası gibi. Bizim için günah olan bu davranış onlar için normal kabul ediliyor olabilir.”

    Beğen

  3. Laikliğin tanımını yaparak başlamanız önemli. Ben konuyu terazinin teokrasi ve sekülerlik gibisinden iki kefesi olduğu varsayımına göre değerlendirdiğim zamanlar büyük bir hata yaptığımı anladım. Çünkü laikliğin ve teokrasinin tanımına kafa yorduğum kadar “din”in tanımına kafa yormamıştım. Dini tanımlamaya kalktığımda aslında dini yanlış tanımladığımı fark ettiğim için her şey daha berrak, daha çelişkisiz oldu. Tartışmanın her iki cephesi de dini yanlış tanımlıyor. Bununla birlikte aslında teokrasi ve sekülerlik diye birbirini inkar eden iki uç olmadığını da anladım. Şimdilik burada hangi “cepheden” olursa olsun herkese konuyu dinin tanımı üzerine uzun uzadıya kafa yormadan tartışmaya başlamamaları konusunda uyarmakla yetiniyorum. Çok yanlış yerlere varırsınız, kendimden biliyorum.

    Beğen

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s