Kısas Hayat Kurtarır

kisasa_kisas

Kısas Hayat Kurtarır

Bakara 179: ”Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki takva sahibi olursunuz.”

Kısas nedir: Kısas ilkesi temelde bir şahsın işlediği suça eşdeğer bir karşılıkla cezalandırılmasıdır. Örneğin cinayet işleyenin idam edilmesi gibi.
Kuranda zina, hırsızlık, iftira gibi bir kaç suç çeşidi hariç başlıca cezalandırma yönteminin kısas üzerine dayalı olduğunu görüyoruz.

Bakara 178: ”Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas yazıldı. Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve kadına karşı kadın. Fakat kimin lehine, onun (maktulün) kardeşi tarafından bağışlanırsa, artık örfe uyarak ona güzellikle (diyet) ödemektir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim bundan sonra haddi aşarsa, onun için elem verici bir azab vardır.”

Maide 32: ”Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur. Andolsun, resullerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde haddi aşmaktadır.”

Maide 45: ” Onda (Tevrat’ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.”

(Bakara 178. ayette yer alan ”Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve kadına karşı kadın. ” ifadesi bazı toplulukların kendini diğer topluluklardan üstün görerek kendilerinden 1 kişi öldürülmüşse karşılığında katil ile yetinmeyip birden fazla kişiyi idam etmek istemesi gibi yani bizden bir kişi sizden 2 kişiye bedeldir, bizden 1 köle sizden hür birine, bizden 1 kadın sizden 1 erkeğe bedeldir gibi yanlış iddiaların düzeltilmesi amacıyladır. Günümüzde İsrail’in yaptığı saldırılar aynen böyledir İsrail öldürülen her vatandaşı için çok sayıda filistinliyi katletmektedir.)

Kısas neden en adil ceza yöntemidir?

Bir suç işleyene aynı ceza ile karşılık verilmesi gayet mantıklı bir uygulamadır. İnsan doğasına en uygun cezalandırma yöntemidir. En başta bu eşitlikçi bir yaklaşımdır. Ne yapmışsanız daha fazlası yada azı ile değil tam karşılığı ile cezalandırırsınız. Böylece suçlu işlediği cürmün vebalini tadarak ne acılara sebep olduğunu anlar, mağdur kişi adalete kavuşmuş olur ve bu toplum içinde ibrettir.
Günümüzde olduğu gibi bir suça verilen farklı bir ceza o kişi için caydırıcı olmayabilir ve toplum vicdanını yaralayabilir. Örneğin birisini kalıcı şekilde kör eden veya sakat bırakan birini düşünelim. Günümüz adalet sisteminde bu suçlu bir süre hapis yatıp tekrar toplum içinde ki hayatına devam ederken zarar verdiği kişi bir ömür boyu kendisine yapılanın ıstırabını çekecektir. Bu adalet olabilir mi?
Bu tabloyu gören birisi için bu ceza pek de caydırıcı bir durum değildir. Bir tarafta hayatına devam eden bir insan öbür tarafta ömür boyu ızdırap çeken mağdur. Bu durumun vicdanları ve adalet duygusunu yaralaması bir yana verilen ceza da caydırıcı değil. Adalet buysa benzer bir suç işlemeye potansiyeli olan kişi için bu artık pek de yapılamayacak bir şey değildir.
Mesela kısas denince akla en çok gelen suç olan cinayeti düşünelim. Her ne kadar kanunlarda müebbet gibi ifadeler olsa da buna pek çok hafifletici neden eklenerek ceza düşürülmektedir. Hatta geçmişte defalarca örneği yaşanan ”af” gibi korkunç bir uygulama ile çok sayıda katil tahliye olarak topluma karıştı. Siyaset mantığıyla belki günü kurtardınız, cezaevleri boşaldı, masraf azaldı diyelim ama sonrasında aynen günümüzde yaşandığı gibi suç oranları katlanarak artar hatta yeni cezaevleri bile inşaa etmek zorunda kalırsınız. Ardınızda da hayata ve devletine küsmüş çok sayıda mağdur ve delik deşik olmuş bir toplum vicdanı bırakırsınız.

Kısas nasıl hayat kurtarır?

Özellikle işlenen cinayet olayları düşünüldüğünde Bakara 179. ayette geçen ”Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.” ifadesinin hikmetini ve kısasın nasıl hayat kurtardığını anlayabiliriz.
Cinayet işleyenlerin kafasının bir köşesinde aslında günümüz adalet sisteminin çürük anlayışı bulunmaktadır. İster yakalanmamayı hesaplayanlar ister kendisi teslim olanlar olsun hepsinin aklında olaydan önce ”yatar çıkarım, belki af çıkar çok kalmam düşüncesi ” düşüncesi vardır. Zaten cevaevi denen yerde yeme-içme, sıcak duş tam pansiyon bir ortam hatta medyadan takip ediyorsanız ara sıra izin alınıp dışarı bile çıkılabiliyor. Ama adalet sistemi böyle değilde cinayet işlediklerinde kesinlikle idam edileceklerini bilseler emin olun en az %70-80 oranında bu olaydan vazgeçerler. Yani her 10 kişiden 7-8’inin hayatı kurtulur. Diğer suçlar içinde bu oranlar geçerlidir. Örneğin birini kör yada sakat bıraktığında kendisine de aynısının yapılacağını bilen birisi için bu çok caydırıcı bir etkendir. Hele ki günümüzde teknolojinin imkanlarıyla suçluların büyük oranda yakalandığını düşünürsek kısas suç oranlarında büyük bir düşüş sağlayacaktır.
Bazılarının aklına gelişmiş ülkeler bunu neden uygulamıyor diye bir soru gelebilir burada vereceğimiz ilk örnek Amerika olur, çoğu eyaletinde idam cezasını uygulamaktadır. Diğer suçlar için birebir kısas cezası bulunmuyor ama cezaevi koşulları ve ceza süreleri ile kısas cezalarını aratır durumda diyebiliriz. Avrupa’nın ise en büyük zafiyeti cinayet olayları konusunda. Çoğu ülke bu suça müebbet bile vermiyor. Avrupa icadı bir ilkeye göre devlet insan öldürmezmiş ama iş ortadoğu ve afrikada savaş uçakları ile bomba yağdırmaya, askeri birliklerle operasyonlar yaparak insanları öldürmeye gelince nedense bu ilke hiç akıllarına gelmiyor. Özellikle Fransa ve İngiltere Amerika öncülüğünde Afganistan ve Irakta yıllardır bu katliamlara devam etmektedir.
Avrupada cinayet ve diğer suç olaylarının ortalama seviyelerde olmasına gelirsek bu durum ceza sistemi ile ilgili değil yüksek gelir seviyesi ve eğitimle alakalıdır. Geri kalmış ülkelerde bulunan arabeks psikoloji bu ülkelerde bulunmamaktadır. Avrupa ülkelerinin refah ve eğitim seviyeleri düşünüldüğünde diğer ülkelere göre ortalama görünen suç oranları bile yüksek sayılabilir. Eğer şu an ki ekonomi ve eğitim seviyeleri ile birlikte kısas cezaları uyguluyor olsalardı suç oranları büyük oranda azalırdı.
Kendini büyük oranda Müslüman olarak tanımlayan bir toplumda yaşıyoruz ama bu topluma bundan sonra Kuran hükümleri ile yönetileceklerini kısas sistemi uygulanacağını söyleseniz emin olun kendini Müslüman olarak niteleyen kişilerin çoğunluğunun çağın gerekleri, bu devir başka gibi bahanelerle buna karşı çıkacağını görürsünüz. Bunu çevrenizde test edebilirsiniz. (Toplumdaki dini samimiyetsizlik konusunda %99’u Müslüman ülke yazımı okuyabilirsiniz)

Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s