Tarikat ve Cemaatlerin Uyduruk Din Algısı

25591636_152697915384043_9220059025463515255_n
Tarikat ve Cemaatlerin insanlara dini tanıtma şekillerinde hep bir bulanıklık, anlaşılmazlık, belirsizlik vardır. Dine hep buzlu camın ardından baktırırlar. Zamanla buna öyle çok maruz kalırsınız ki artık algılarınız bozulur, önünüzden o buzlu cam kalksa bile artık net göremezsiniz.
Tarikat ve Cemaatlerin en başta Allah inancı böyledir. Doğrudan Allah’ı inkar etmezler ama o anlaşılmaz, ne yapacağı belli olmaz olarak gösterilir.
Kuran işlerine gelen bir ayet bulmadıkları sürece onlara göre anlaşılmaz, gizemli, şifrelerle dolu bir kitaptır. İddialarına göre onu özel kişiler anlar ama ne hikmetse o özel kişilere ya hiç ulaşamayız yada onlar bizimle muhatap olmaz. Bir türlü bu ayetler açıklanmaz.
Kuran’da Hz.Peygamber’e ”bende sizin gibi bir beşerim” demesi buyrulur ama bunlara göre peygamberler bizden çok uzak uçtu-kaçtı doğaüstü güçlere sahip varlıklardır. Mucizelerin onların marifeti değil Allah’ın hikmeti olduğunu anlamazlar. Halbuki Hz. Musa bile yılana dönüşen asasından korkmuştu, deniz kenarında kavmiyle birlikte firavun ve ordusunu görünce ne yapacaklarını bilmez çaresiz haldeydiler.
Allah ”ben size şah damarınızdan daha yakınım, size cevap veririm” der ama bunlar ”sen kimsin ki Allah’a doğrudan hitap edeceksin, Allah’a direk bağlanan şeytana bağlanır” derler. Lafta insanları Allah’a çağırırlar ama gerçekte çağırdıkları kendileridir.
Allah bölünmeyin, ayrılmayın diye emrederken onlar dini mezhep adı altında parçalara böler, bunlarıda Tarikat-Cemaat adı altında daha da küçük parçalara ayırırlar, din artık eksik bir puzzle haline gelmiştir.
Bu uydurulmuş dinin başlıca kutsalı hadis ve rivayet kültürüdür. Bunlar istediği kadar Kuran’a yada akla aykırı olsun kabul edilir ”batılda olsa inanacaksınız” denilir.
Geleneksel kökenli Tarikat-Cemaat anlayışı size İslam’ı hep o buzlu camın arkasındaki anlaşılmaz şekiller olarak gösterir. Hiç bir zaman netlik yoktur. Uydurma hadisler, rivayetler, kurgulanmış rüyalar ile dine hep bulanık bakarsınız.
Din sürekli karıştırılır, zorlaştıkça zorlaşır, teferruatlara, uydurulmuş kurallara boğulur çünkü basit olan şeyi herkes anlar ve onlara ihtiyaç duymazlar, kurdukları şebeke çöker, menfaatleri zarar görür. Başkalarına mütevazılıktan, kanaatkarlıktan bahsederken kendilerinin bindikleri o son model araçları, oturdukları lüks villaları, rezidansları alamazlar. Normal bir evde yaşayan, sıradan bir otomobile binen bir tarikat-cemaat önderi var mı?
Ne zamanki hurafeleri reddeder, sorular sormaya başlayıp hakikatı görmek isterseniz ”tekfir” edilirsiniz. Size sapmış, fasık hatta mürted, kafir sıfatları yakıştırılır.
Çoğunluğu veya zengin ve güçlü olanları doğru yolda zannetmeyin. Eğer çoğunluk doğru yolda olsaydı Müslüman olmamanız gerekirdi günümüzde Dünya nüfusunun sadece %23 Müslümandır, tabi onun çoğununda ne kadar samimi olduğu tartışılır. Çoğu kişinin geleneksel anlayışı savunması onların doğru yolda olduğunu göstermez hatta tam tersine çoğunluğun ittifak ettiği şey genelde batıldır.
Enam 116: ”Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.”
İslam’ı yaşama ve öğrenme yolunda hiç bir şeye Kuran’dan daha fazla vakit ayırmayın. Dininizi ve aklınızı bulandırmaya çalışanlardan uzak durun.
Hayırlı tefekkürler dilerim…

Yorumlarınızı bizimle paylaşın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s